E-posta
Şifre
Şifremi Unuttum
Yeni Üyelik






“...Gâzi, ´Dil Devrimi´ni, Nerede Bırakmıştı?!..” / 9 Mayıs 2005
... İster misiniz, Gâzi `nin `bir çıkmaza saplamışızdır` dediği Türkçe `yi, tabii yapısına ve haysiyetine kavuşturmak için, nelerin yaşandığını, sürecin başından itibâren içinde olan, bir kalemin tesbitlerinden izleyelim: Üç devir, üç ilke... (Tesbit/1. ``...üç devir geçirdik; `Dergi`, `Kılavuz` ve `Güneş/Dil`. `Dergi, eski yeni, bütün lehçe ve metinlerdeki, Türk kelimelerini toplamıştır. Tasfiyeciler (`özleştirmeciler` anlayınız) bu kelimelerin bütün ihtiyaçlarımıza kâfi geleceği fikrinde idiler. Devamını Oku...


“...´İlk Düzeltilecek Şey!´...” / 6 Mayıs 2005
...İyi de, `keşfettiğim` bu gerçekleri; o kendisini basbayağı `ilerici` zanneden; `komprador alafrangası` Intelligentsia `ya nasıl anlatmalı? Kiminle konuşsam, tuhaf tuhaf yüzüme bakıyor; iyi şeyler düşünmediği belli; buna rağmen, `İlk Düzeltilecek Şey` başlıklı bir yazıyla, konuya `tandıra çizmeyle girer` gibi, girdim. Tandıra çizmeyle girer gibi... ( Çağrışım/3. ``...Cumhuriyet çocuğu değil miyiz, üç aşağı beş yukarı, hepimizde şöyle bir iç üzüntüsü vardır: Türktür de, Devamını Oku...


“...´Dili Bir Çıkmaza Saplamışızdır´...” / 4 Mayıs 2005
( Çağrışım / 2. `` Prof. Carlier (asıl adını unutmuşum), su içinde altmışında var: Kıvırcık beyaz sakalları, yüzünü kaplamış; Fransız mavisi gözleriyle, burnuna düşmüş bağa gözlüklerinin, üzerinden bakıyor. Beni kibarca karşıladı, düzgün Türkçesiyle: ``-... Safa geldiniz!`` diyor.. Orada ne işim var? Üniversite öğrencisi Fransızlarla `takıştık` ; Kral 1. François `nın, uğradığı Cermen yenilgisinden sonra, Kanûni Sultan Süleyman `dan yardım istediğine inanmıyorlar; Devamını Oku...


“...O ´Tehlikeli´ Üçgen!..” / 29 Nisan 2005
...olay, Paris `ten 2. dönüşüme rastlıyor; artık fakülteyi ciddiye aldığım için, Lâleli `de Melâhat Hoca `nımın evinde, pansiyonerim; bir akşam ne görsem, iyi: meğer aziz dostum Enver (Aytekin) , `takımıyla` birlikte, Küllük Kahvesi `ne `takılmıyor` mu? Kahve, Beyazıt Camii `nin Meydan `a bakan kesimindeydi; ulu ağaçların gölgesinde, çayını yudumlayan, kahvesini içen mi ararsın, nargilesini tokurdatan mı; her çeşidi var.. Lâiklik de seni kurtaramaz, Yunan/Latin kültürü de!.. Devamını Oku...


“...Türkiye´nin, ´Ağır´ Yalnızlığı!..” / 27 Nisan 2005
...yaşamayanlar ne bilsin, ama; yaşayıp da anlayamamış olanlar, bunca yıl sonra, bazı gerçekleri görmelidir: ``...`savaş yılları boyunca izlenen dış politikanın doğal bir sonucu da, Türkiye`nin Batılı müttefikler arasında, uzun zamandır süren yalnızlığı` dır;` ...Türkiye`nin Batılı Müttefikler arasındaki `yalnızlığı`, dış politikada temel sorun olarak sürecek; ve 1944/1947 yılları arasında, Türk Dış Politikası bu yalnızlık içinde belirlenecektir...`` (Cemil Koçak / `Türkiye`de Millî Şef Dönemi`, s. 381, Yurt Yayınları, 1986) Devamını Oku...


“...Bir ´Parantez´ Açabilir miyiz?..” / 25 Nisan 2005
( Çağrışım/1 ``...biz çocuklar, ninemizi çok severdik; korkardık da! Son derece gayretli, gözü pek, mütedeyyin -namazında niyâzında- bir Türk annesiydi, neslinin öteki anneleri gibi, ne kadar sevip saysa, duygularını göstermezdi. Biz torunları için şahâne masal anlatan, Yunan işgâlini ve mezâlimini görmüş, `istirdâtı` dolu dolu yaşamış, bir nine. O duygularını gizlemesini bilen ketûm ve muhterem büyük anne; bir akşam üstü, sanırım `kule`nin (yörede, `bağevi`nin adı buydu)  Devamını Oku...


“…Artık ´Batı´, Bir ´Emperyalizm Ortaklığı´dır…” / 22 Nisan 2005
...belki yaşın ilerlemesinden, belki o günleri sık anmayışımdan; yaşanılan `muhtevâ` aklımda kalıyor da, nerede ve kiminle yaşadığım, bulanık: O akşam, bunları, `Trotçkist` arkadaşım, Mark Apter `le, Alliance Française `in dumanlı kantininde mi konuşmuştuk; yoksa, Montparnasse `daki Dupont Kahvesi `nde `zenci güzeli` M`ba `yla mı? Uzaklardan kulağıma, Musettes akordeonlarının ünlü bir parçası geliyor; ama nereden? Kantin`in emektar pikabından mı, yoksa Dupont Kahvesi` nin, Devamını Oku...


“...´Dönüşü Olmayan Yol´a, Nasıl Girildi?...” / 18 Nisan 2005
... Şimdi diyeceksiniz ki, yandaşları ve hayranlarınca göklere çıkarılan `Dış Politika` sıyla Millî Şef -ve tabii CHP -; ne yapıyor ve hangi sonuca varıyor? Hayır, yıllardır söyleye söyleye benim dilimde tüy bitti, onun için bu defa size, Dr. Necdet Ekinci `nin, ince ve derin araştırmasında ulaştığı, sonucu aktaracağım; `Ülkeye dönük, tehlike yokken...` ``...Türk/İngiliz/Fransız ittifakı, 19 Ekim 1939`da taraflarca imzalandı. Atılan acele ve yanlış adım, Türkiye`yi,  Devamını Oku...


“...Niye ´Yılana´ Sarıldık?..” / 15 Nisan 2005
...peki, bu curcuna içinde, basın (o tarihte matbuat) kendisine yakışanı yapıyor, ulusal çıkarları, ulusal düzeyde savunuyor muydu? `Millî Şef` in şakası yoktu hiç, muhâlefeti başından sindirmişti ya, Nadir Nâdi Bey`e bakarsanız, aslında -aynen günümüzde olduğu gibi- işi şakşakçılığa dökenler az değil, çoktu: ``... `Millî Şef` deyiminin ardında, `şefliği` müesseseleştirmek isteyen, bir gayret seziliyordu. Tüzük değişikliğine, itirâz eden bir kişi çıkmadı. İtirâz etmek şöyle dursun;  Devamını Oku...


“...´Ötme Vapur, Gelemem!!´..” / 13 Nisan 2005
...o geceyi hiç unutur muyum? Yağmur yağıyordu, rastladığımız ilk kitapçıdan Orhan Veli `nin (Kanık) yeni çıkmış kitabını almış, neş`e içinde, Balıkpazarı `na dalmıştık: ünlü Cumhuriyet Meyhanesi `ne gidiyoruz, çünkü pazar akşamıdır; öğrencilerin, en keyifli gecesi. Daha henüz uskumrulara ilk çatalı uzatmıştık ki, yanımızdaki masaya -bir hayli çakırkeyif- üç kişi oturdu, hemen tanıyamadık, sanırım İhsan Ahmet, önce Cahit Irgat `ı, sonra Orhan Veli `yi tanımıştı; üçüncü kişinin, Halim  Devamını Oku...


“...´Millî Şef´in, ´Demokratlığı´!..” / 11 Nisan 2005
... `Bir bilmecem var, çocuklar` diye başlayıp; hepinize şöyle bir soru sorsam; acaba ne cevap verirdiniz; ve cevabınız, doğru olabilir miydi? Soru şu: `Millî Şef` döneminde, basının -bu arada tabii rejim`in de- durumunu anlatan, şu çarpıcı paragraf, kimin kaleminden çıkmış olabilir? ``... Meclis, Hükümet hukûken vardılar; fakat politikayı, bizzat ve doğrudan doğruya, İsmet İnönü idâre ediyordu. `Milli Şef`in mahzurlu saydığı her şey, Türkiye`de yasaktır. Devamını Oku...


“...´Emperyalizm´in ´Geri Gelişi´!..” / 8 Nisan 2005
... İsmet Paşa `yı rahatsız eden, Parti Genel Sekreteri Recep Bey `i (Peker) çileden çıkaran, `muhâlefet oluşturma` teşebbüslerinin, gerisinde elbette Gâzi bulunuyordu: Çünkü o, Devrim `in tabii sonucunu Demokrasi olarak tesbit etmişti: Aynen Fransız İhtilâl-i Kebir `inde olduğu gibi. Denebilir ki, `Serbest Fırka `nın kuruluşunda bu düşünce hâkim olmuştur: Paris Büyükelçiliği `nden çağırdığı Ali Fethi Bey `e, birkaç gün sonra açıkça demiştir ki: ``...Bugünkü manzaramız aşağı yukarı bir  Devamını Oku...


“...Tek Millet, Tek Parti, Tek Şef!..” / 4 Nisan 2005
... Malmüdürü, herkese `Kuzum` diye hitap eden, kısa boylu bir zattı; bitişik odanın kapısını açtı, orası `Varidat Kalemi` ymiş; pencerenin önünde uyduruk bir masa, üzerinde eski bir daktilo; gösterip dedi ki: ``... Kuzum, sen işte burada çalışacaksın: `Köy Bürosu` burası!..`` Biraz şaşkın, biraz ürkmüş; masaya oturup camlardan baktım: Uzaktaki istasyondan kalkmış, upuzun bir marşandiz katarı, bu tarafa geliyordu; çevremiz Gâvurdağları, uzakta bir sis; Babam, Şûrâ-yı Devlet` te Devamını Oku...


“...´Millî Şefliğin´, En ´Kestirme´ Yolu!..” / 1 Nisan 2005
... Meraklısı elbet hatırlayacaktır: Bu satırların yazarı, yıllardır, İnönü Cumhuriyeti `nden söz ederken, şu formülü kullanır: ``Oligarşi = Bürokrasi + Burjuvazi`` ! Eminim birçoğu, `kafadan atıyor` diye düşünmüştür. Şimdi lütfen, o uzun soluklu çalışması hak ettiği alâkayı görememiş olan, `zahmetkeş` Mahmut Goloğlu `ndan aktardığım şu satırları okur musunuz: ``...Artık `totaliter` rejimin (demokratlik ilkelerine aykırı hükümet yönetiminin) tüm özelliklerine uygun Devamını Oku...


“...Neden, Öyle Olmadı da, Böyle oldu?...” / 30 Mart 2005
... Önce çoğumuzun bilmediği, belki hiç düşünmediği, önemli bir tesbit! Dosyalarımı karıştırırken, bir tarihte, şunları yazmış olduğumu gördüm: ``... `cumhuriyet` ve `demokrasi` aynı şey değildir; aynı zaman ve yerde, meydana çıkmamıştır: `Cumhuriyet` `Aydınlanma` ertesinde, `Fransız İhtilâli` ile oluşuyor; `ansiklopedistler`in geleceğe dönük, devrimci bir toplum projeksiyonudur. `Demokrasi` zamanla, İskandinav ve Anglosakson toplumlarında, (buraya dikkat!) hâkimiyetin halka intikali söz konusu olmadan; Devamını Oku...


“...´Tam Manasıyla, Faşizm´!..” / 28 Mart 2005
... Serbest Fırka `olayı` ndan beri, gizli bir diş ağrısı gibi, sürüp giden gerilim, korkulan sonucu nihâyet verdi. Bunu, o döneme ait en iyi araştırmalardan birisini yapmış olan, Dr. Necdet Ekinci , az ve öz şöyle anlatıyor: ``... Atatürk`ün İsmet İnönü ve (onun) en yakın yardımcısı Recep Peker`e olan güvensizliğinin ilk ortaya çıkışı; Serbest Cumhuriyet Fırkası `olayı`nda, yeni partiye karşı İsmet İnönü`nün takınmış olduğu olumsuz tutum yüzündendi. İkinci sebep ise Recep Peker`in  Devamını Oku...


“...Güler misin, Ağlar mısın?..” / 25 Mart 2005
... Önce bir hatırlatma: sonradan Terakkiperver Fırka `yı kurup, muhalefetlerini `alenileştiren` , Hüseyin Rauf Bey ( Orbay ve `takımı` ), araya Mareşal Fevzi Çakmak `ı koyarak, Başvekil İsmet Paşa `ya, bir öneri yapmışlardı; Gâzi `nin, Cumhuriyet İlânı gibi `emrivakilerini` önlemek için; `paşalar`dan oluşan bir `konsey` kurulmalıydı; İsmet Paşa da bu fikri kabul ederse, `durum` Gâzi`ye arz edilecekti: İsmet Paşa, TBMM var iken, böyle bir teşebbüsün  Devamını Oku...


“...´Sosyalizan Tek Parti´ mi; ´Faşizan Tek Parti´ mi?...” / 21 Mart 2005
... Belki siz de duydunuz, geçenlerde televizyondaki söyleşimde, şu irdelediğimiz konuya bulaştım ( KanalTürk ); CHP içindeki birbirinin karşıtı iki düşünceyi -ki birini Mustafa Kemal temsil ediyordu, ötekini İsmet Paşa - daha net ve açık anlatan, şöyle bir mukâyese imkânı buldum: Üretim gücü mü, sermaye gücü mü? ``...Mustafa Kemal Paşa , demokratik başlattığı, -her şeye rağmen- çok partili ve çok fikirli olarak yürütmeye gayret ettiği Cumhuriyet `in,  Devamını Oku...


“...Gâzi´nin ´Tek Parti´ İdrâki Başka...” / 16 Mart 2005
...ne diyorduk? Gâzi `nin Takrir-i Sükûn Kanunu `na yönelişi; iç ve dış konjonktürün `zaruretleri` altında olmuştur; üstelik, manâsı da, muhtevâsı da, İnönü` nünkinden başkadır; bunu tartışacağız, bunun için de, biri içerden, biri dışardan, iki tanıkla; önce Gâzi `nin idrâkini dinleyelim: İçerden bir tanık: Falih Rıfkı Bey Tespit/5. ... Gâzi `nin `takımından` bir Kemalist Falih Rıfkı Bey (Atay), o dönemdeki bir yazısında demiş ki: ``...yeni Türkiye`de  Devamını Oku...


“...Neden ´tek parti´ye geçilmiştir?..” / 14 Mart 2005
... Canım, tabii elbette hatırlayacaksınız; İsmet Paşa, Gâzi `yle kendisini mukayese ederken, şöyle demiştir: ``...O, bir şeyde yüzde on başarı şansı görse, o işe girerdi; oysa ben, bir şeyde yüzde on başarısızlık ihtimâli görsem, girmem!..`` Sizi bilemem ama, bana göre `tespit` doğrudur; doğrudur da, sonuçları neler olmuştur? Önce doğruluğun tespiti: Gâzi , başarı ihtimali yüzde 10`dan bile düşük, Millî Mücâdele `ye gözünü kırpmadan girmiş; neticede, yüzde yüz başarıyla çıkmıştır; Devamını Oku...




Copyright © 2018 yadigardundar.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

  

teknoloji