E-posta
Şifre
Şifremi Unuttum
Yeni Üyelik






MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI (30 Ekim 1918)
1918 yılı sonlarına doğru İttifak Devletlerinin savaşı kazanma umutları kalmamıştı. Haziran 1918’de Berlin’den dönen Sadrazam Talat Paşa, Alman ve Bulgar cephelerindeki yenilgiye tanık olmuştu. 29 Eylül 1918’de Bulgaristan savaştan çekilince, Osmanlı Devleti’nin Almanya ile bağlantısı kesilmiş, Trakya ile İstanbul, Yunanistan üzerinden gelebilecek saldırılara açık kalmıştı. Zaten, artık kendine bile yetişemeyen ekonomisi ile Almanya’nın, Devamını Oku...


MUDANYA ATEŞKES ANTLAŞMASI (11 Ekim 1922)
3 Ekim 1922`de Mudanya`da toplanan konferansta Türkiye`yi Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, Büyük Britanya`yı General Harrington, Fransa`yı General Charpy, İtalya`yı da General Mombelli temsil etmiştir. Çetin görüşmeler sonunda, Mudanya Ateşkes Antlaşması 11 Ekim 1922`de imzalanmıştır. Yunanlılar, Mudanya`daki Konferansa katılmamış, hazırlanan Antlaşma metnini kabullenerek üç gün sonra imza etmiştir. Mudanya Ateşkes Antlaşması ile Türkiye - Yunanistan arasında Devamını Oku...


MİSAK-I MİLLÎ KARARLARI
Misak-ı Millî, 28 Ocak 1920’de, son Osmanlı Meclis-i Mebusan’ınca kabul edilen, Erzurum ve Sivas Kongreleri’nde, ülkenin bütünlüğü ve ulusal bağımsızlığı konusunda alınan kararlar doğrultusunda hazırlanan savaşım programı; Ahd-ı Millî’nin (Ulusal Ant) belgesidir. I.Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Osmanlı İmparatorluğu, dayatılan Mondros Ateşkes Antlaşması’nı imzaladıktan sonra, emperyalist devletler ülkeyi işgal etmeye başladı. Erzurum ve Sivas Kongreleri’nde ulus çapında dile getirilen kısıtsız ulusal bağımsızlık istemi, Devamını Oku...


MONTRÖ BOĞAZLAR SÖZLEŞMESİ (20 Temmuz 1936)
Türkler XIV. yüzyıldan başlayarak Boğazlara egemen olmuşlardır. Birinci Dünya Savaşı sonuna kadar Boğazları başarılı bir şekilde savunmuşlar ve boğazlar üzerindeki egemenliğini yitirmemişlerdir.1918 yılı başında Ruslar savaştan çekilmişler ve Boğazlar üzerindeki iddialarından o zaman için vazgeçmişlerdir. Ancak Osmanlı Devleti bir süre sonra savaşı kaybedince Mondros Ateşkes Antlaşması uyarınca tarihinde ilk kez Boğazları teslim etmek zorunda kalmıştır. Devamını Oku...


NİZAM-I CEDİD (III. SELİM DÖNEMİ / 1789-1807)
Nizam-ı Cedid, Osmanlı Devleti`nde III. Selim tarafından kurulan düzenli ordudur. Yeni Düzen anlamına gelir. Yerine kurulduğu Yeniçeri ocağının çıkardığı Kabakçı Mustafa İsyanı sonucu ortadan kaldırılmıştır. Nizam-ı Cedid Kavramı Yeni Düzen anlamını taşıyan Nizam-ı Cedid deyimi, Osmanlı Devleti`nin gerileme devrinde, askerin ıslah ve yenileştirilmesine karşılık gelir. III. Selim`den önce Nizam-ı Cedid kavramının kullanıldığı görülmektedir. 1689-1691 yılları arasında sadrazamlık yapan  Devamını Oku...


SENED-İ İTTİFAK (1808)
1807 yılında İstanbul’da Kabakçı Mustafa’nın yönetiminde Üçüncü Selim’e karşı bir ayaklanma oldu. Üçüncü Selim tahtan indirildi ve yerine Dördüncü Mustafa geçirildi. Üçüncü Selim’i tekrar tahta oturtmak için Rusçuk âyanı Alemdar Mustafa Paşa İstanbul’a yürüdü. Bunun üzerine Üçüncü Selim öldürüldü. Alemdar Mustafa Paşa tahta İkinci Mahmut’u geçirdi. Kendisi de Sadrazam oldu. Alemdar Mustafa Paşa, devletin otoritesini İstanbul’da tekrar kurdu. Ancak bu devirde, merkezî otorite taşrada  Devamını Oku...


SEVR ANTLAŞMASI (10 Ağustos 1920)
Sevr Antlaşması, Birinci Dünya Savaşı’na son veren antlaşmadır. Birinci Dünya Savaşı’nı kazanan İtilaf Devletleri, yenilgiye uğrattıkları Almanya Avusturya, Macaristan ve Bulgaristan ile derhal barış antlaşması imzaladıkları halde, Osmanlı Devleti ile yapacakları antlaşmayı Osmanlının nasıl paylaşılacağı konusunda kendi aralarında çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle geciktirmişlerdir. İtilaf Devletlerinin Osmanlı İle Yapacakları Antlaşmayı Geciktiren Ne Devamını Oku...


SİVAS KONGRESİ KARARLARI
Milli sınırları içinde vatan bölünmez bir bütündür; parçalanamaz.Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı millet top yekün kendisini savunacak ve direnecektir. İstanbul Hükümeti, harici bir baskı karşısında memleketimizin herhangi bir parçasını terk mecburiyetinde kalırsa, vatanın bağımsızlığını ve bütünlüğünü temin edecek her türlü tedbir ve karar alınmıştır. Kuvay-ı Milliye`yi tek kuvvet tanımak ve milli iradeyi hakim kılmak temel esastır. Manda ve himaye kabul olunamaz.  Devamını Oku...


12 MART 1971 MUHTIRASI
12 Mart Muhtırası`na Nasıl Gelindi... 12 Ekim 1969 genel seçimleri sonucunda Adalet Partisi 256 , CHP 143 milletvekili çıkardı. Süleyman Demirel Başbakan oldu. Demirel daha önceki kabinesindeki 12 bakanını korudu, 12 bakanı değiştirdi. Parti içinde muhalefet yapan Sadettin Bilgiç ekibinden kimseyi almadı. Hükümet 263 kabul oyu ile güvenoyunu sağladı. 14 Şubat 1970 tarihinde bütçe oylaması sırasında 41 AP’li aleyhte oy kullanınca bütçe 214’e karşı 224 oyl Devamını Oku...


27 MAYIS 1960 DEVRİMİ ve SÜRECİ / 1961 ANAYASASI
18 Nisan 1960 günü, İsmet Paşa’nın Kızılay’daki İş Bankası şubesine (o zamanlar ana caddeye sınır olan bir binanın alt katında bulunuyordu) para çekmek için geleceği haberi, SBF öğrencileri arasına bir bomba gibi düştü. Haber, muhtemelen, o yıllarda CHP yönetiminde gençlerle ilgili işleri yürüten Suphi Baykam tarafından sızdırılmış; içimizde CHP ile en yakın ilişki içinde bulunan Hikmet Çetin, Nedim Tekin ve Ertuğrul Baydar aracılığıyla yayılmı Devamını Oku...


28 ŞUBAT 1997 / MGK KARARLARI ve YENİ ULUSAL SAVUNMA ÇİZGİSİ
28 Şubat Ortamı RP-DYP Koalisyonu kurulmasının ardından bu dönemde yaşanan bazı olayların, 28 Şubat sürecini tetiklediği ve hızlandırdığı iddia edilmektedir. Bu olaylar; * 2 Ekim-7 Ekim 1996 tarihleri arasında Başbakan Necmettin Erbakan sırasıyla Mısır, Libya, Nijerya`yı ziyaret etti. Libya`da, Kaddafi`nin bir çadırda Erbakan ile yaptığı görüşmede sarfettiği sözler muhalefet ve basın tarafından ağır bir şekilde eleştirildi. * 6 Ekim 1996`da Ankara Kocatepe Camisi`nde şeriat isteriz diye bağıran sakallı, cübbeli Devamını Oku...


TANZİMAT FERMANI (GÜLHANE HATTI HÜMAYUNU) (3 Kasım 1839)
1839 yılında İkinci Mahmut’un ölmesinden sonra yerine Abdülmecid geçmiştir. Abdülmecid devletin kuruluşunu yeniden tanzim eden bir ferman ısdar etmiştir. Bu ferman 3 Kasım 1839’da, Gülhane’de, Padişahın, yabancı elçilerin ve halkın huzurunda fermanı yazan zamanın Dışişleri Bakanı Mustafa Reşid Paşa tarafından okunmuştur. 1. Hükümleri Fermanda Padişah, devletin iyi idaresi (hüsn-ü idare ) için yeni kanunların (kavanin-i cedide ) çıkarılmasının lazım geldiğini belirtmektedir. Tanzimat Fermanı biçim bakımından,  Devamını Oku...




Copyright © 2018 yadigardundar.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

  

teknoloji