E-posta
Şifre
Şifremi Unuttum
Yeni Üyelik



GÜNDEMİN GERÇEĞİ

Emin ÇÖLAŞAN Yazdı: FETVAYA DAYALI YARGI KARARI VERENLERİN SONU! / 28 şubat 2011


 

Emin Çölaşan, Haberler

28 Şubat 2011

 

Sözcü yazarı Emin Çölaşan yazdı…
FETVAYA DAYALI YARGI KARARI VERENLERİN SONU!

SEVGİLİ okuyuculanm, bugün size ilginç bir olayı somut belgeleri ile aktaracağım. Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin bir mahkemesini ve onun hakim)erini düşünün ki, belli bir konuda kararlannı Diyanet İşleri Başkanlığı fetvasına göre vermişlerdir. Fetvayı gerekçeli kararlannda kullanmışlardır.
Peki sonra bu hakimler ne olmuştur? Haklarında ne gibi işlem yapılmıştır?
Bu kadar merak etmeyin, önce olayı iyice bir irdeleyelim, ne olduğunu daha sonra hep birlikte görelim!
Şimdi size bundan 13 yıl önce Hürriyet Gazetesi’nde yazdığım 4 Ağustos 1998 tarihli yazımı bir kez daha iletiyorum.
O yazı aynen şöyle idi:
*••
“Gözümüz aydın! Türkiye’de her şeyi duymuştuk ama fetvaya dayalı bir yargı kararını hiç duymamıştık. Şimdi o da oldu.
Edirne İdare Mahkemesinin, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından geçmiş yıllarda verilmiş olan fetvaları, kararlannda gerekçe olarak kullandığı belgelendi.
Hadiseyi kısaca özetliyorum:
Trakya Üniversitesi Rektörlüğü, Üniversiteye bağlı fakülte ve yüksekokullarda sınıfa türbanla girmekte ısrar eden bazı kız öğrencileri önce uyanyor. Uyarıya aldınş etmeyen öğrencilere daha sonra kınama cezası veriyor. Bu da dikkate alınmıyor. Sonrasında bu öğrencilere okuldan bir hafta ile bir ay arasında uzaklaştırma cezaları veriliyor.
Bazı kız öğrenciler bunun üzerine, bu işlemin yasal olmadığı iddiasıyla Edirne İdare Mahkemesi’nde dava açıp yürütmenin durdurulması karan verilmesini istiyorlar.
Edirne İdare Mahkemesi konuyu inceliyor ve kararını veriyor.
Benim elimde iki ayrı karar var.
Tarih 7 Temmuz 1998. Esas 1998/378 ve Esas 1998/414.
Mahkeme, iki davada da türbanlı öğrencileri haklı buluyor ve kendince gerekçe yazıyor. Şimdi size gerekçeli karardan kısa bir alıntı veriyorum. Okuyun da, Türkiye Cumhuriyeti’nde neler olduğunu iyice görün:
“Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 30 Aralık 1980 gün ve 77 sayılı kararından (fetvasından) açıkça anlaşılacağı üzere, İslam inancına göre uyulması zorunlu olan başörtüsü kullanımının başka hiçbir amaçla özdeşleştirilmeksizin doğrudan doğruya kişinin inancının bir gereği ve sonucu olduğu gerçeği dikkate alınmaksızın değişik gerekçelerle yasaklanması, inanç özgürlüğünün özünü zedelediği gibi, söz konusu inancın ve uygulamanın hor görülmesi ve çağdışı olarak nitelendirilmesi, dini inanç ve kanaatlerinden ötürü kişinin kınanması anlamını taşır.”
Kararın Türkçesi bozuk, ama herhalde anlamışsınızdır.
Karar devam ediyor ve “Mahkeme” kendi anlayışına göre laiklik dersi veriyor:
“Üniversitede öğrenim gören bir kız öğrencinin, dinsel inancı nedeniyle boynunu ve saçlarını bir örtü ya da türbanla kapatması, çağdaş bir toplumda demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir şekilde hoşgörü ile karşılanmalıdır. Kaldı ki, inancı gereği başörtüsü kullanan bir öğrencinin bu inancının ve inancı gereği yaptığı uygulamanın devlet tarafından korunması, laik devletin en başta gelen ödevlerinden biridir.”
Elimdeki iki yürütmenin durdurulması karan da, oybirliği ile alınmış. İdare Mahkemeleri üç kişiden oluşur. Bu iki karann altında beş ayrı imza var.
İlkinde Ali Kazan, Abdurrahman Başer, Gülten Kaya Hatipoğlu.
İkincisinde Mustafa Dinç, Mesut Güngör, Ali
Kazan.
Evet, Türkiye Cumhuriyeti’nin TÜRK MİLLETİ
ADINA karar veren mahkemesi, karannda fetvayı gerekçe olarak kullanıyor!
Fetvaya dayalı yargı kararı veriyor.
Böylesi bugüne kadar hiç olmamıştı, görülmemişti, duyulmamıştı.
Türkiye Cumhuriyeti bir din devleti midir? İran, Afganistan veya Suudi Arabistan mı olmuştur ki, din esasına dayalı yargı karan üretilmektedir?
Adalet Bakanlığı nerededir?
Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) nerededir?
Bu kararların altında imzası olan tüm hâkimler hakkında derhal soruşturma açılmalıdır.
Anayasa Madde 24:
“… Kimse, devletin sosyal, ekonomik, siyasal veya hukuksal temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasal veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun dinsel veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.”
Anayasa Madde 138:
“Yargıçlar… Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak… hüküm verirler.”
Acaba Anayasa’nın bu maddeleri Edirne İdare Mahkemesi’nde görev yapan “hukukçuları”bağlamıyor mu?
Trakya Üniversitesi Rektörlüğü. bu kararların kaldınlması için bir üst mahkeme olan İstanbul Bölge İdare Mahkemesi ne itirazda bulundu. Şimdi İstanbul’un karan bekleniyor.
Ayrıca, Edirne mahkemesi daha sonra aynı konuda verdiği kararlarda, türban nedeniyle dava açan kız öğrencilerin “yürütmenin durdurulması” istemlerini ikiye karşı bir oyla reddetmeye başladı.
Ali Kazan isimli hakim o kararlarda yine muhalefet oyu veriyor ve yukandaki fetvalı gerekçeyi, muhalefet şerhi olarak karara koyuyor.
Ali Kazan, acaba o göreve Şevket Kazan tarafından mı getirilmişti?
Sevgili okuyuculanm. Türkiye’nin belli kesimler tarafından nerelere götürülmek istendiğini görüyorsunuz.
Devletin ilgili makamlan bu konuda duyarsız kalırsa, ses çıkarmazsa, gerekli işlemleri derhal yapmazsa, yakında daha nice böyle “yargı kararları” ile karşı karşıya kalırız.
Bir bakanz ki bir mahkeme, karar gerekçesinde Türkiye Cumhuriyeti yasalannı bir yana bırakmış ve “şeriat hükümlerini” gerekçe göstererek davayı kabul veya reddetmiş!
Bu işler böyle yavaş yavaş ve ufaktan başlatılır. İşe önce hafiften ve “çaktırmadan” girişilir! Mahkeme karanna fetvalar yazılır. Bakarlar ki tepki yok, arkası sinsice getirilir.
Yukarıda anlattığım olay, Trakya Üniversitesi’nin bazı öğretim üyeleri tarafından Adalet Bakanlığı, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve devletin diğer ilgili kurumlarına bir süre önce duyurulmuştu.
Acaba sonuç ne oldu? Oltan Bey (Adalet Bakanı Oltan Sungurlu) ne yaptı?
Hukuka fetvayı sokmayı başaran Edirne İdare Mahkemesi’ni kutluyorum, başarılarının devamını diliyorum!”
•••
Evet, bundan 13 yıl önceki 4 Ağustos 1998 tarihli yazım aynen böyle idi. Sonrasını yukarıdaki yazımdan bir ay sonra, 4 Eylül 1998 günü yazmışım. Özetliyorum:
“…Türk Milleti adına hüküm veren bir mahkemenin kararı, fetvalara dayanıyordu. Bu kararların altında Edirne İdare Mahkemesi’nin Ali Kazan, Abdurrahman Başer, Gülten Kaya Hatipoğlu, Mustafa Dinç ve Mesut Güngör isimli üyelerinin imzaları vardı.
Trakya Üniversitesi, Edirne İdare Mahkemesi’nin fetvaya dayalı kararına bir üst mahkeme olan İstanbul Bölge İdare Mahkemesinde itiraz etti…
Ve bu karar hukuka aykırı bulunarak kaldırıldı…”
•’•*
Sevgili okuyucularım, şimdi bu yazıyı niçin yazdığımı merak etmiş olabilirsiniz. Sabrınızı daha fazla taşırmadan artık açıklamalıyım.
Yukandaki iki yazımda, söz konusu mahkemenin fetvaya dayalı kararında imzası olan hakimlerin ismi geçiyordu ya!…
Bunlardan üçü, önceki gün HSYK tarafından Danıştay üyeliğine seçildi!
AKP’nin yargıdaki şubesi olan HSYK’dan terfi aldılar, Danıştay üyeliğine seçildiler!
Peki kim onlar? Yukarıda, hem de bundan 13 yıl önce yazdığım isimlerle karşılaştınn!
Mesut Güngör, Mustafa Dinç ve Ali Kazan.

Bu şahısların hiçbirini tanımam.
Acaba o fetvacılarla şimdi Danıştay üyesi seçilenler arasında bir isim benzerliği olabilir mi? Hiç sanmıyorum ama, öyle bir durum varsa bana hemen bildirsinler, bu isim benzerliğini özür dileyerek düzelteyim.
•••
Türkiye’de binlerce gerçek hukukçu boşuna yırtınmadı “Bu yapılan yargı reformu değil. AKP’nin yargıyı ele geçirmesidir” diye.
Bir gecede Yargıtay ve Danıştay’a 200′den fazla yeni üye seçtiler. Tamamına yakını iktidann elemanlarından oluşuyor. Geçmişte hoşlanna giden karar verenleri ödüllendirip seçtiler. Kendi adamlan olmayanlar bir veya iki kişi dışında- nasihat aldı.
İşte size yukarıda örneğini verdim, somut belgelerle açıkladım.
Diyanet fetvalarını gerekçeli mahkeme kararlarında kullananlar artık Danıştay üyesi oldu!
Türkiye Cumhuriyeti’nin, yargımızın, hukukun gözü aydın olsun!
Hayırlı uğurlu olsun!
(Konumuzla ilgisi yok ama bir not düşeyim. Yargıtay’a 160 yeni üye seçtiler, içlerinde sadece dört kadın var. Danıştay’a 51 yeni üye seçtiler, içlerinde sadece bir kadın var! Bu da AKP’nin kadınlarımıza bakış açısı. Oysa tüm yargının yüzde 20′si kadınlardan oluşuyor.)

EMİN ÇÖLAŞAN / SÖZCÜ

 

Bu yazı "2.030" defa okundu.

Yorum Yaz  Arkadaşına Gönder  Sayfayı Yazdır Facebook'e kaydet! Google'a kaydet! MSN'e kaydet! Yahoo'ya kaydet! Add Post to del.icio.us Bookmark Post in Technorati Furl this Post! Spurl'e kaydet! http://reddit.com/submit?url=%url%&title=%title% Wong'e kaydet!
Yorumlar
Yaş : 32 ¦ Şehir : İstanbul ¦ 2.3.2011 10:37:56
Bir ülkenin hukukçusu/hukukçuları uymakla yükümlü oldukları Anayasa maddelerini görmezden gelebiliyorsa, kararlarını kendi görüş ve dini inaçlarına göre alıyorsa, ve bu uygulamayı yapanları cezalandırmak yerine ödüllendiren bir sistem içinde bulunuluyorsa, bizler hak, hukuk ve adalet için kime güvenicez hiç bilmiyorum...
Bu Alandaki Diğer Başlıklar
Banu AVAR Yazdı: ‘DEVRİM’ DEĞİL, PAYLAŞIM SAVAŞI! / 24 Şubat 2011
Sinan MEYDAN Yazdı: HADİ ORDAN! “Arap Devrimleri Türkiye’deki Ulusalcıları Ürkütmüş müş!” / 24 Şubat 2011
Mustafa BALBAY Yazdı: H-Arap Dünyası ve Biz… / 24 Şubat 2011
Rıza ZELYUT Yazdı: Niksar’daki O Öğretmen Atatürk’e Neden Düşman? / 25 Şubat 2011
Emin ÇÖLAŞAN Yazdı: DÜNYA HAYRAN KALMIŞ! / 26 Şubat 2011
Mustafa MUTLU Yazdı: Üniversiteliler… Siz iyi ki rektörleriniz gibi korkak değilsiniz! / 27 Şubat 2011
Bekir COŞKUN Yazdı: Postal… / 27 Şubat 2011
Rıza ZELYUT Yazdı: Kavga Neden İslam Dünyasında / 28 Şubat 2011
Ali Rıza ÜÇER Yazdı: TTB ve Kürdistan Projesi / 28 Şubat 2011
Erol MANİSALI Yazdı: Ayaklanmaların Nedenleri ve Sonuçları / 28 Şubat 2011
Bekir COŞKUN Yazdı: ‘Soğan Doğradım Anne…’ / 1 Mart 2011
Emin ÇÖLAŞAN Yazdı: HOCA / 1 Mart 2011
Mustafa MUTLU Yazdı: Alın size yoksulluk! / 1 Mart 2011
Belir COŞKUN Yazdı: AB’nin Neresine Gireceksin?.. / 2 Mart 2011
Emin ÇÖLAŞAN Yazdı: ORDUMUZA HELAL OLSUN! / 2 Mart 2011
Mustafa MUTLU Yazdı: RİYA / 2 Mart 2011
Bekir COŞKUN Yazdı: Garabet… / 3 Mart 2011
Mustafa MUTLU Yazdı: Mustafa ile Tuncay hain planlarını 500 günde kuramadılar mı? / 3 Mart 2011
Mustafa BALBAY Yazdı: Korkuya Karşı… / 3 Mart 2011
Mustafa MUTLU Yazdı: Ergenekon baskınları devam edecek… Çünkü! / 4 Mart 2011



Copyright © 2018 yadigardundar.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

  

teknoloji