E-posta
Şifre
Şifremi Unuttum
Yeni Üyelik



ATTİLÂ İLHAN`DAN KEMALİZM ÜZERİNE

“...Suç, Ona Karşı İşleniyordu...” / 25 Temmuz 2005





Çağrışım/5. ``...sanırım 60 `lı yılların sonu idi, İstanbul `dan bir telefon -ya da telgraf-: ``Eşimle birlikte güneye geçeceğiz, vapur İzmir`de epeyce kalıyor, görüşelim!``. `Demokrat İzmir` yılları, evlenmişim, `Aynanın İçindekiler` dizisi romanlarının galiba ikincisini yazıyorum; habere çok sevindim, onunla hanidir göz göze gelip, yüz yüze görüşmemiştik: çok eski, çok sevdiğim bir dostum!..``
 
``.. Rıhtım`dan almıştık, onu ve eşini, Çamlık `taki (Karşıyaka) evimizde ağırlayacağız; ben onun evliliğini, çok iyi ve yerinde bulmuştum; o benim evliliğime biraz şaşmış gibiydi; masmavi bir yaz günü, hani derler ya `gülüşahenk` yemek yedik; daldan dala atlayarak, edebiyattan, siyasetten bahsettik; içine mi doğmuş ne, seninle baş başa hiç resmimiz yok, bir de resim çekelim dedi; hâlâ sakladığım o resmi, o zamanki eşim (şimdi film yönetmeni) Biket İlhan çekmişti galiba. O kadar lâfa dalmışız ki, vapuruna ucu ucuna yetiştirebildik: güverteden mendil sallayışı, artık ne uzak bir hatıra!..``
 
``...sonradan, kendi kendime sorduğum sorular olmuştur: benim `Paris Serencamı` yüzünden, yıllardır görüşememiştik; hadi diyelim ki beni özlemişti, ondan görmek istiyordu; iyi de, yan yana fotoğraf çektirmeyi neden istedi? Gariptir, belki de anlaşılmaz bir hiss-i kabl`el vukû (önsezi) ona bunun son görüşmemiz olacağını, gizliden hissettiriyordu: sonraki yıllarda, telefonla filan konuştuysak da, hiç karşı karşıya gelemedik...``
 
Eşiyle birlikte, vapurla, güneye giden bu yolcunun adı Asım `dı, Asım Bezirci ; ya da -nüfus cüzdanındaki kaydıyla,- Asım Bezircioğlu!..)
 
 
`mûnis bir Anadolu çocuğu..`
 
(Çağrışım/ 6. ``... Suna Pastanesi `nde oturmuş, dergilere bakıyorum; Hasan (Tanrıkut) çıkageldi; oturmaya niyeti yok, Esat bey `le (Âdil) konuşmuşlar, beni gazeteye istiyormuş! 1950 filan olmalı! Gazete dediği, Türkiye Sosyalist Partisi ` nin `nâşir-i
 
efkârı` Gerçek gazetesi, henüz çıkma hazırlığı içindedir; Bâbıâli `de Vakit Yurdu `nda yuvalanmışlar, ben de oraya gidiyorum...``
 
``... Esat bey (Âdil) ortalarda yoktu, odasında `Sarı` Mustafa oturmuş, gazete okuyor; daha küçük bir odaya geçtik, kısa boylu, daktiloya pek de alışkın olmadığı, tuşlara vuruşundan anlaşılan, mûnis bir Anadolu çocuğu. Hasan (Tanrıkut) bizi tanıştırıyor; meğer Erzincan `lıymış, galiba Edebiyat Fakültesi `nde öğrenci; o da, gazetede çalışacak, sosyal konu ve sorunlarla ilgilenmesi planlanmış; son sayfada bir de köşe yazısı yazması düşünülüyor: adı, Asım Bezircioğlu . Ömrümüz boyunca süren, hiçbir lekesi ya da gölgesi olmayan dostluğumuz, o gün başlamıştır...``
 
``... Asım , karınca gibi çalışkandı; masasından kalkmadan, saatlerce yazı yazabilir; bu arada, bizimle bir güzel sohbet ederdi. Fıkraları, zehir zemberek, o mûnis gencin, böyle sert, hatta acımasız şeyler yazabileceğine kim ihtimal verir? Bir kere, yanlış aklımda kalmadıysa, `Sarı` Mustafa (Börklüce) uyarmış, yazılarında suç unsuru bulunabileceğine işaret etmişti; Asım `la, en lüks lokantamız olan, Filibe Köftecisi `nde tartıştık; ben de `Sarı` Mustafa `nın fikrindeydim; Asım (Bezirci) belki henüz tecrübesiz olduğu için, itiraz ediyor: ``-...öyle diyorsunuz ama, hanidir yazıyorum, tık çıkmadı!``
 
``o `tık` çıktı, hem de fena halde! Başta Asım `ın yazıları olmak üzere, Hasan `ın (Tanrıkut) , benim, Esat bey `in (Âdi) çeşitli yazıları, `tâkibat` mevzuu olmuştu. İlk celpname, kader bu ya, Asım `a geldi, onu mahkemeye gönderirken, `Sarı` Mustafa `nın arkasından bakışını hiç beğenmemiştim; nitekim derhal tevkif etmiş, nezarethane`ye koymuşlardı; ardı ardına, yazılarından dolayı onlarca dava açılmıştır, uzunca bir süre cezaevinde kaldı; ama tutukluluk günlerinden, hafızamda çakılı kalan fotoğraf bambaşkadır..``
 
``...o ilk tevkifat günü, gazetenin koridorunda, tepeden tırnağa Anadolu bir adamcağız; derme çatma bir dengin üzerine oturmuş, efkârlı efkârlı cıgara içiyor; dengi oğluna götürmeyi bekliyordu: Asım `ın babasının o perişân hâli, hâlâ gözümün önündedir; yüzünde öyle bir ifade vardı ki, sanki o, ya da onun oğlu, bir suç işlememiştir; tam tersine, ona ya da oğluna karşı, başka birileri -hem de ciddi- bir suç işlemektedirler..``)
 
 
`Nasıl da belli oluyor değil mi?...`
 
(Tesbit/6. ``... Asım (Bezircioğlu) kendi imzasıyla değil, `İ. Toplumcu` imzasıyla yazardı; aklımda yanlış kalmadıysa, 141/142 `den aleyhinde ondört onbeş kadar dava açılmıştı;yalnız ona mı, hayır: Esat Âdil bey `e (Müstecaplı) , başyazılarından dolayı, bilmem kaç dava; bana da, iki dava: işin ilginç yanı, bana açılan davalar, yazdığım yazılardan değildi; onları ben Fransızcadan çevirmiştim; asıl yazının sahibi Josef Broz Tito ; bunun başıma daha büyük bir belâ getireceğini sanıyordum; hayır, `dava ikâmesine` lüzum görmediler.``
 
``... Asım (Bezirci) uzunca bir süre tutuklu yaşadı; yine aklımda yanlış kalmadıysa, davaların hepsinden beraat etti. Çıktıktan sonraki ilk görüşmemizde, bana ne demişti bilir misiniz? `Müddet-i hayatında`, bundan böyle tek satır yazmayacağını!...``
 

``...oysa o sıralar, devr-i dil-âra-yı Demokrasi `ye henüz başlamıştık: nasıl da belli oluyor değil mi?...``

 

 

Kaynakça / Cumhuriyet, 25.07.2005

 

 

 

Bu yazı "281" defa okundu.

Arkadaşına Gönder  Sayfayı Yazdır Facebook'e kaydet! Google'a kaydet! MSN'e kaydet! Yahoo'ya kaydet! Add Post to del.icio.us Bookmark Post in Technorati Furl this Post! Spurl'e kaydet! http://reddit.com/submit?url=%url%&title=%title% Wong'e kaydet!
Yorumlar
Bu yazıya henüz yorum yazılmadı.İlk yazan siz olun.
Bu Alandaki Diğer Başlıklar
“...´Görgü Tanığı´ ve Önemli ´Tespiti´...” / 2 Ocak 2004
“...Hem Öfke, Hem Kahır, Hem Utanç!..” / 7 Ocak 2004
“...Gündemdeki ´Totaliterlik´!..” / 2 Şubat 2004
“...´Orada´ Öyle de, ´Burada´ Neden Böyle?..” / 4 Şubat 2004
“...Tut Kelin Perçeminden!..” / 9 Şubat 2004
“...Hey Gidi, Habibe Kadın!..” / 23 Şubat 2004
“...Anadolu Kadınları, Müdafaa-i Vatan Cemiyeti!..” / 25 Şubat 2011
“...O ´Korkulu Rüya´yı Görecek miyiz?..” / 1 Mart 2004
“...Ecnebi Eğitim, ´Vazgeçilmez´ imiş!..” / 5 Mart 2004
“...Gâzi´nin ´Kızları´!..” / 8 Mart 2004
“...´Ecnebi Kültür´ün Maymunu Olmak!..” / 10 Mart 2004
“...Bir ´İbret Mektubu´!..” / 15 Mart 2004
“...O Mektuplar ki!..” / 17 Mart 2004
“Rezaletin Daniskası!..” / 22 Mart 2004
“...Büyük Ortadoğu Projesi?..” / 24 Mart 2004
“...Temeli, ´Yanlış´ Atıldı!..” / 31 Mart 2004
“...ABD´nin, ´Korkulu´ Dört Rüyası!..” / 2 Nisan 2004
“...Neden, ´Hep Böyle´ Oluyor?!..” / 5 Nisan 2004
“...´Sakıncalı´ Olan, ´Hangisi´?..” / 12 Nisan 2004
“...´Boyunlarında İpleriyle Gittiler´...” / 14 Nisan 2004



Copyright © 2018 yadigardundar.com

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

  

teknoloji